Söyleşi : Kaya Kılan

18 Dk Okuma Süresi

Türkiye’nin öncü bilişimcilerinden ve ilk bilgisayar yazılımcılarından Kaya Kılan’la birlikteyiz.(*) Söyleşimize BMO Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Küçükaras da konuk olarak katıldı.

(*) Papatya Bilim Yayınevi tarafından hazırlanıp yayımlanan “Ülkemizin En Değerli 100 Bilişimci Biyografisi” adlı özel kitapta Kaya KILAN’ın özgeçmişi 4. sırada yer alıyor.


Gürcan Köftecioğlu: Sayın Kaya Kılan ve Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) Başkanı Sayın Hülya Küçükaras’la birlikteyiz. “Giriş”i yapması için sözü Hülya Küçükaras’a bırakıyoruz…

Hülya Küçükaras: Öncelikle Kaya Kılan Hocamıza içtenlikle teşekkür ediyoruz; hem Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın pek çok etkinliğine hem dergimize gösterdiği ilgi için… Bu, Kaya Hocamızın yaradılışı herhalde; gerek bireysel gerekse kurumsal ilgisini hiçbir zaman esirgemedi hiçbirimizden. Geçen yıl yaptığımız Bilgisayar Mühendisleri Kurultayında da bizi varlığıyla onurlandırdı. Hep yanımızda ve destekleyicimiz olduğu için biz ona gönül dolusu teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Kaya Hoca demek, bizim için büyük bir tarih bilgisi demek… Yalnızca Türkiye’nin ilk bilgisayarı yönüyle değil, bize algoritmanın, özdevinirlerin (otomatların) tarihlerini, kendi yaptığı araştırmalardan pek çok konuyu, mesleğimizin tarih içinden süzülüp gelen yanlarını aktarmış bir öğretmenimiz. Kaya Hocanın bence çok önemli bir yanı da hep bir örgüt yapısı içinde olmak. Türkiye Bilişim Derneği’ndeki mesleki örgütlenme çabaları ve yeri geldiğinde kamu politikalarına müdahil olmak, bu bakımdan anılmaya değer. TBD Başkanıyken bakanların karşısına çıkıp kendilerine görev veren, DPT’de bilişim mesleği için pek çok planlama çalışması yürüten, kamu bilişim uygulamalarının birbirleriyle veri paylaşımı/alışverişi için neredeyse ömrünü adayan… Böyle bir dev var diye düşünüyorum karşımızda, mesleğimizin önderlerinden…

Gerçekten hem mesleğimize katkılarınız hem bizi hiç yalnız bırakmadığınız için bir kez daha teşekkür edip Gürcan’a sözü bırakayım. Bu güzel tarihi bir de hocamızın ağzından dinleyelim. Tabii “bilişim terimleri” de var. Onlardan da Kaya Hocamız söz eder zaten…

GK: Teşekkürler… Hocam, birkaç dakika araya girip sözü size vereceğim. Araştırmalarım ışığında kısa bir özet yapıp eksik kalan yanlarını tamamlamanızı isteyeceğim.

Kaya Kılan, Türkiye’nin bilişim öncülerindendir; ilk bilgisayar programcılarından biridir. 1960 yılında Türkiye’de kurulan ilk bilgisayar, Karayolları Genel Müdürlüğü için ABD’den ülkemize gelir. IBM-650 Model-1 bilgisayarı kurulduğunda, Kaya Kılan orada göreve yeni başlayanlardandır. O zamanlar “Karayolları-uygulamaları ve tasarımları” için yapılan, aylar süren hesaplama ve tasarımçalışmalarını, bir saatten daha kısa bir süreye indiren bu makineye “elektronik beyin” adı takıldı; o yıllarda ne bilişimin adı ne terimleri vardı, “Bilgisayar” sözcüğü de henüz türetilmemişti. IBM firması, kamu kuruluşu çalışanlarından oluşan, Kaya Kılan’ın da yer aldığı bir ekibe eğitim verdi ve Türkiye’nin ilk bilgisayar programcıları böyle yetişti.

O dönemde kullanılan programlama dilleri, makine dilinin biraz gelişmişi olanAssembly ve daha çok hesaplamalarda kullanılan Fortran idi.

Kılan, sonraki yıllarda, birçok bakanlıkta ve kamu kuruluşunda bilgisayarlaşma çalışmalarının ilk yıllarında fiilen ya da danışılan olarak çalıştı. ODTÜ, İTÜ, Genelkurmay, büyük bankalar ve kuruluşların, yurdumuzun önemli bilgi işlem merkezlerinin kuruluşunda ve altyapı çalışmalarında bulundu. Türkiye Bilişim Derneği‘nin 1976’dan 1979’a kadar üç dönem başkanlığını yaptı.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Matematik bölümünden Mekanik yan dalı diplomasıyla mezun olan Kaya Kılan, bilişim uygulama alanları kapsamındaki tasarım ve program geliştirme çalışmaları yanında ODTÜ, AÜ Fen Fakültesi, Çankaya Üniversitesi ve son olarak Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinde ağırlıkla Programlama, Bilgisayar Mühendisliğine Giriş, Yönetim Bilişim Sistemleri derslerini öğretim görevlisi olarak verdi.

Kaya Kılan: Bu konuyu kapamadan önce bir anımı paylaşmak isterim: ODTÜ Hesap Bilimleri Bölümündeyken 1981 baharında NATO bursuyla Münih Teknik Üniversitesinde “Programlama Metodolojisinin Temelleri” konulu yaz okuluna katıldım. Ders hocalarının hepsi kitaplarından, makalelerinden tanıdığımız bilişim bilimleri devleriydi. İlk dersin konuşmacısı Prof. Dr. W. Dijkstra ve konusu “Programlama Yöntembiliminin Kuramsal Temelleri”ydi. Konu oldukça karmaşık, örnekleme karmaşık ve hava da oldukça sıcaktı… Hepimiz terliyorduk… Hocamız konuşurken bir ara “offf…” diyerek ayakkabılarını ayağından fırlatıp bir köşeye attı… Çay saatinde bize açıkladı durumu: “Bu, bu kadar terlediğim ikinci olay…” Birincisi: Çalıştığı Matemetik Enstitüsünde “Bilgisayar Programcısı” olduğu günlerde, aşık olduğu Ria’yla evlenmek için belediyeden yeterlilik onayı almak gerekiyormuş… Başvurusuna “ret” yanıtı gelmiş; zira “mesleği” sorusuna “programcı” yazmış… İncelemede sonuç: “Geçerli bir mesleği yoktur evlenemez” çıkmış… Derslerdeki “Siz nasıl açıklarsınız?” soruları da bizleri o günlerdeki gibi terletmişti…. (TBD-Bilişim Dergisi, sayı 84)

GK: Kılan’ın uzun çalışma yaşamındaki başarıları, “TBD Teşekkür Ödülü – 27 Eylül 1975”, “Matematikçiler Derneği Onur Üyesi Ödülü – 1999”, “Ankara Üniversitesi Teşekkür Ödülü – 1998”,  Türkiye Bilişim Derneği ile Türkiye Sanayiciler Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte “Ömür Boyu Bilişim, Üstün Hizmet Ödülü – 2000” ve Uluslararası Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği – Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanları Kurulunun “Üstün Hizmet Ödülü – 2023” gibi ödüllerle taçlandırıldı.

Hocam sözü size vereyim; eksiklerimi tamamlayıp son zamanlar için güncelleme yapmanızı rica edeceğim.

KK: Tarihten başlayayım. TC Devleti Hükümeti 1955 yıllarından başlayarak ABD’nin desteğinde bir “Kalkınma Programı” uygulamasına girişiyor. Bu kalkınma programının birinci ayağı “Gidemediğin yer senin değildir” Türk deyisini tersine çevirmek… Türkiye’yi her yerine gidilebilir karayolu ağıyla örmek.

Bu program içinde en büyük görevlerden biri: Sözünü ettiğim karayolu ağını örmek için Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğüne görev veriliyor. Bu gereği hızla gerçekleştirebilmek için o tarihten 2-3 yıl önce ABD’de devreye giren karayolları geliştirme projesi burada örnek alınıyor. Projenin bilgisayarla değerlendirilmesi, Türkiye’de de kullanımının desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda Amerikan Karayollarının Washington DC’deki merkezinde bu uygulama için kullanılan IBM 650 bilgisayarı örnek alınıyor ve bu makinenin benzeri Türkiye için 1958 yılı sonunda sipariş ediliyor. Aşağı yukarı 1,5 yıl sonra Eylül 1960’ta Türkiye’ye geliyor. Ben, bu “computer”i havaalanında karşılayanlardan biriydim…

Daha önce 50’li yıllarda Karayolları, çeşitli iş makinelerinin yedek parça gereksinimlerinin belirlenmesi, siparişi ve edinme işlemleri için “Delikli Kart – Birim Kayıt Makineleri” (Unit Record) olarak anılan bilgi işlem makinelerini edinerek bir nevi ufak bir Bilgi İşlem Merkezi kurmuş.

GK: Türkiye’ye gelen ilk bilgisayarın öyküsünü ilk ağızdan dinlemiş olduk. Yeniden size dönersek…

KK: 1933’te doğdum. İstanbulluyum, ailem İstanbul’da.Ortaöğrenimimi İstanbul Kabataş Lisesinde yaptım. Lise eğitimimi ise Kastamonu’da dört yıl yatılı okulda tamamladım. Üniversite okumak için olgunluk sınavına girdim, kazandım. Ankara’da okumak zorundaydım. O zaman girebileceğim dört fakülte vardı. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümüne girdim. 1958’de mezun oldum. 1960 yılı Eylül ayında Karayolları Genel Müdürlüğüne teslim edilecek bilgisayar için kadro oluşturma çalışmaları sırasında tesadüfen karşılaştığım Amerikalı bir uzman görevlinin davetiyle katıldığım sınavda başarılı oldum ve “bilgisayar programcısı” olarak yetiştirilmek üzere Karayollarında göreve başladım. İlk eğitimim Amerikan Karayollarından davet edilen uzman-mühendis Mr. Yeager ile başladı… İlk ders “Akış Çizimi Kavramı”, ikinci aşama “Assemby” dilini öğrenme ve diğer aşamalarla eğitim ve uygulama deneyimi sürdü gitti… Kısa bir süre sonra ülkemizin ve Balkanların ilk bilgisayarı geldi. Uygulama deneyimini IBM 650 Bilgi İşlem Sistemi üzerinde sürdürdüm ve o günlerin ilk “IBM Computer” programcılarından biri oldum…

GK: Şimdi de Hülya Küçükaras’tan Kaya Kılan’ın yaptıklarını anlatmasını isteyelim.

HK: Kaya Kılan bilgisayar işlerine girdikten on yıl sonra Türkiye Bilişim Derneği (TBD) kuruluyor. O sıralarda kamu bilişim sistemleriyle ilgili çalışmalar başlıyor. Herkes bilgisayar konusunda ilk bilgileri onlara danışıyor. (“Türkiye Bilişim Ansiklopedisi”ni göstererek) Burada “Türkiye Bilişim Tarihi”ni Kaya Hoca da yazdı, ben de yazdım İlker’le (Tabak) birlikte. Daha sonra (“Anı ve Fotoğraflarla Bilişim Tarihimiz” kitabını göstererek) Akdoğan Özkan da bu tarihi yazdı. Buralarda hep Kaya Hocadan söz edilir. Benim daha çok önemsediğim Kaya Hocanın kamu bilişim sistemlerinin kurulmasındaki desteği ve “meslektaş yetiştirme” yönü… Sonra da “meslektaşları örgütleme…” Meslektaşları örgütlerken de TBD’nin kuruluşu geliyor… Derken Kaya Hoca, kendisini “Bilişim Terimlerinin Türkçeleştirilmesi” çalışmasının içinde buluyor. TBD’de Aydın Köksal’la birlikte, bir ekip kapsamında terim üretme çalışmasını yürütüyor. Yeni kurulan Bilişim Derneği’nin ilk çalışma birimi “Terim Kolu” oluyor. Kılan ise terim kolu başkanı…Daha öncesinde IBM’in de terimleri Türkçeleştirme çalışması var.

GK: Bu çalışmanın sonucunda IBM’in bilişim terimlerinin İngilizce-Türkçe karşılıklarını yayımladığı bir bukleti anımsıyorum.

HK: Kaya Hoca, hâlâ Bilişimde Özenli Türkçe Çalışma Grubunda yer alıyor. Hocamızın anlattıklarından TBD Başkanı olduğu dönemde yönetim kurulunun yaptığı bir Bakan ziyaretinde, “Biz sizden bir şey istemeye gelmedik, siz zaten kamuya hizmet etmek üzere görevlisiniz, biz size görev veriyoruz: şunu şunu yapacaksınız” dediğini, Bakanın da ayağa kalkıp “baş üstüne hocam” diye yanıtladığını anımsıyorum. Hocam, o ziyareti sizden dinleyelim.

KK: Bu ziyaretin hikâyesi, TBD Bilişim Dergisinin 1977 – 65. sayısında dostum Aydın Köksal’ın anlatımıyla şöyle yer alıyor: “… Kılan, bilişim çalışmalarını ve Bilişim Derneği’nin görevlerini özetledikten sonra kamudan bilişimciler için ünvan ve ücretler, çalışma koşulları ve yetkiler için destek isteyen bir konuşmanın sonunda şöyle der: ‘Ben, bilişim kesiminin temsilcisi ve Bilişim Derneği’nin başkanı olarak sizi derneğe üye kaydediyor ve isteklerimizi gerçekleştirmenizi zorunlulukla emrediyorum…’ Heyecan veren konuşmanın ardından Bakan yerinden fırlar ve ‘Emriniz olur hocam! Başım üstüne!’ yanıtını verir…”

GK: Bilişim terimleriyle ilgili çalışmalarınızdan Hülya Küçükaras söz etti; bir de ilk ağızdan, sizden dinleyelim. Nasıl bir çalışma yaptınız? Aydın Köksal’la nasıl bir araya geldiniz ve ortak çalışmalarınız nasıl gelişti?

KK: 70’li yıllara geldiğimizde bilgisayar sayısı ve ona paralel olarak bilgisayar uygulamalarının farklı aşamalarında çalışanların sayısı arttı. Bu yeni teknoloji ve uygulamada alanında birlikte yürüyebilmek, birlikte uygulama geliştirmek için aynı dili kullanmak ve doğru kullanmak gereği “İngilizce Bilişim Terimlerinin TÜRKÇE karşılıklarını üretmeyi hem bir zorunluluk hem de bu alanda gelişmek için kaçınılmaz gördük ve Bilişim Derneği’nin ilk çalışma topluluklarından biri dernek başkanı dostum Aydın Köksal’ın onayıyla “Terim Kolu” oldu. Ben de bu kolun on yıldan fazla başkanlığını yürüttüm… Hemen hiçbir alanda görülemeyen “Türkçe Karşılık” çalışmasının kuşkusuz başta Aydın Köksal olmak üzere tüm bilişimcilerin katkıları ve destekleriyle gerçekleştiği anılmalıdır… Terim Kolu üyelerine ve gönüllü katılımcılarına hepimiz adına: “Teşekkürler…”

Yanlış hatırlamıyorsam ilk “İngilizce-Türkçe Bilişim Terimleri”ni on bini aşan sözcükle 1990’lar sonunda “TBD-Terim-Kolu” olarak İnternet’te yayımladık… Bu çaba, bugün de başarıyla sürüp gidiyor…

Tüm bilişimle ve konuyla ilgilenenlere 2023 basımı “TBD Bilişim Terimleri Sözlüğü”nü kitaplıklarına koymalarını öneririm… Türkçe bilişim terimlerinin, bilginin tabana yayılması, kültürel bağımsızlık ve dilin geleceği açısından kritik önemde olduğunu söylemeğe gerek yoktur. Bunu hem mesleki zorunluluk hem de ulusal bir görev olarak yerine getirdik.

Bilişim terimlerinin Türkçe karşılıklarının türetilmesi konusunda öncü çalışmalara imza atmış, kimi terimlerin Türkçe karşılıklarının öncüsü olmuş dostum, Bilişim Derneği Kurucusu Aydın Köksal’a da hep beraber teşekkürlerimizi yinelemeye izin verirsiniz herhalde…

GK: Elbette… Aydın Köksal Hocamıza biz de teşekkürlerimi ve saygılarımızı sunarız…Şimdi sözü yeniden Hülya Küçükaras’a vereyim. Onun öne çıkarmak istediği çok önemli iki konu var.

HK: Kamu bilişim sistemlerinin geliştirilmesindeki çalışmalarınızı, TBD’nin de katkısıyla yaptıklarınızı, Devlet Planlama Teşkilatı’ndaki (DPT) çalışmaları ve DPT Bilişim İhtisas Komisyonunun kuruluşunu, özellikle kamu kaynaklarının ortak kullanılmasına yönelik girişimleri sizden dinlemek isteriz.

KK: Türkiye’nin ilk bilgisayarı IBM-650 sistemini 30 Eylül 1960’ta karşılayanların arasında ben de vardım. Bilgisayar programlama tasarımını ve bilgisayar programlama dili “Assembly” ve arkasından “Fortran”ı öğrenerek program geliştirmeyi, ABD Karayolları Bilgi İşlem Merkezi uzmanı Mühendis Mr. Poal Yeager’dan öğrendim… İlk anımsadığım konu IBM 650 üzerinde program tasarımı yapmak için “akış çizimi” problemi çözmek oldu… (İlk öğretmenim P. Yeager’in masama koyduğu ilk hediye neydi, onu da söyleyeyim: Üzerinde “THINK” yazan bir masa süsü.)

Karayolları Bilgisayar Merkezinin kuruluşunun temel nedeni, hükümetimizin ABD’yle gerçekleştirdiği “Kalkınma Programı” çerçevesinde öncelikle “gidemediğin yer senin değildir” saptamasını ortadan kaldırmaktı. Böylece Karayolları Bilgisayar Merkezinin temel görevi “yol ve köprü projeleri”nin tasarım ve uygulama proje bilgilerini üretmek olmuştu…

Örnek aldığımız ABD Karayolları uygulamasının yazılımı iki yönüyle bize uymuyordu. Ölçü birimi “feet” ve “inch” ve yol projesi standartları kendilerine özgü; biz ise özel-Avrupa standartlarına ve metrik sisteme bağlıyız…

Gece gündüz çalışarak Karayolları Yol Etüt Proje Dairesi uzmanlarıyla birlikte tüm sorunları hallettik ve ilk bilgisayar destekli yol yapım projesi “Ankara-Polatlı arasında 10 km yol yapımı” için gerekli bilgisayar çıktılarının kullanımıyla çalışmalar sürdürüldü… Belki bu uygulamayı geliştirme süresini merak ettiniz: Yaklaşık 8-10 aydı galiba! Hem öğrendik, hem geliştirdik….

Karayolları Gn. Md. Bilgi İşlem Merkezi “Mühendislik Uygulamaları Programlama Şefliği” yaptığım dönemden bir anımdan söz etmeden geçemeyeceğim: 1964 yılıydı sanırım. Ankara’yı bilenler için: Kızılay-Eskişehir karayolunu kesen Samsun karayolu noktasındaki “dört yaprak girişli kavşak” projesini 650 üzerinde Köprüler Dairesi mühendisleriyle birlikte geliştirdik. Proje çok kısa sürede uygulandı. Bu kavşak uygulaması Türkiye’de, belki Balkanlarda ilkti. Altından geçerken bilgisayarın katkısını anımsayınız!…

Bir diğer önemli anım DPT EBİ Özel İhtisas Komisyonunun kurulmasının sağlanmasıdır. Bilgisayar alımı, zorunlu olarak bir “Olurluk Raporu” hazırlayıp onay alınmasına ve sonra “Bütçe Tahsisatı” onayına bağlandı. DPT Müsteşarlığı için, daha önce önerimizle kurulan, “DPT EBİ Sürekli Özel İhtisas Komisyonu” onayına bağlanmasını sağladık… Dört üniversitenin bilişim bölümlerinin birer temsilcisiyle kurulmuştu. Üyelerden biri de bendim… Komisyonun çok yararlı ve ilk önerilerinden biri, TC Nüfus İşleri’nin bilgisayar ortamında yürütülmesini kapsayan projeydi. Öneriler arasında anımsadığım: Kamu bilişim olanaklarının ortak kullanılması ve gelişimini sağlayacak bir merkezin kurulması önerisi geçerlilik bulmamıştı… Bu komisyon çalışmaları, kamu kuruşlarının daha verimli bilgisayar kullanmasına bir ölçüde destek olmuştu… Komisyonun bir katkısı da şuydu: OECD ülkeleri kamu bilgisayar kullanımı, bilgi alışverişi ve planlanması için, bizim de üye olduğumuz “Bilgi Alışverişi Ortak Çalışma Birimi”ne ödenek sağlandığı halde ilişki kurulmamıştı. DPT Özel İhtisas Grubumuz, OECD Paris Merkez Birimiyle ilişki kurarak ortak çalışmalara paydaş olma ve uluslararası kamu projeleri ve önerilerinden bilgilenme olanağı kazandı…

HK: TBD’nin kurulması, “mesleki örgütlenme” çalışmalarınız nelerdir? Bununla kamuda ses getirmeye başladınız. Meslektaşları bir araya getirmekteki ve özellikle meslek alanı tanımlarının yapılmasındaki çabalarınızdan söz edelim. Bu çabalar ve deneyimleriniz, bugün BMO açısından da yol göstericidir. “Ben bilişim politikalarını belirleyen tarafım” biçimindeki duruşunuzu çok önemsiyoruz…

KK: Kuşkusuz, çalışma ve meslek alanında örgütlenmek hem çalışanlar hem de sektörün gelişimi için çok yönlü bir önem taşıyordu. Genç bilişim alanını geliştirmek için bir arada güç olmaya ve dayanışmaya gereksinim tartışılmazdı. 1960-70’li yıllarda çoğunluğu kamuda 60 bilgi işlem merkezi ve üç farklı basamakta çalışan personel vardı. Kuşkusuz her basamağın, işlevine özgü sorunları ve gelişim gereksinmesi vardı. Demokratik mesleki örgütün genel adı “dernek”ti ve “meslek odası” uzanımları önemliydi. Bilişim Derneği’nin kurucusu dostum Aydın Köksal’ın çabalarıyla ilk adımlar atıldı. Bugün her iki yapının da görevlerini başarılarla sürdürmesi bizleri mutlu ediyor…

GK: Son olarak bilişimin ve bilgisayarların geleceği hakkında düşünceleriniz ve önerilerinizi alalım.

KK: En zor soruyu sona saklamışınız…

Zor günler bizi kovalıyor… Algoritma yazıyorlar, kod geliştiriyorlar, müzik besteliyorlar, resim yapıyorlar, hatta heykel tasarlıyorlar. Eskiden “yaratıcılık insanın son kalesidir” diyorduk. Şimdi o kalenin kapısında bir “yapay zekâ” yazılımı nöbet tutuyor… O da insan zekâsının ürünü değil mi!… Bilgisayarların geleceği, işlem gücünün fiziksel sınırları aşacağı, yapay zekânın sistemin kalbine yerleşeceği ve insan-makine etkileşiminin tamamen doğallaşacağı bir döneme doğru evriliyor, evrilecek gibi… Korku salanlar, herhalde bizim dünyamıza adım atmamışlar. Biz, onların da üstesinden geliriz!…

Veri yığınlarını işlemek ve yönetmek, değerlendirmek, sorunlara çözümler ve yöntemler üretmek, uygulama geliştirmek gibi bilgisayar mühendislerinin ve tüm bilişimcilerin -“olagelmiş” demek yanlış olmaz herhalde- olagelmiş görevleri için hazır olmalıyız.

Hem tüm “bilişimci” meslektaşlarıma, hem bilişim öğrencilerine, bilişim örgüsünden yararlanacak tüm kullanıcılara candan kolaylıklar diliyorum… Bu söyleşi olanağını verdiğiniz için sizlere teşekkürler eder, tüm çalışmalarınızda ve bütün “bilişimcilere” başarılar dilerim.

GK: Sayın Kaya Kılan zaman ayırdınız. Ayrıntılı bilgiler verdiniz. Sektörün canlı tarihi olarak geçmişe ve engin deneyiminizle de sektöre ışık tuttunuz. Çok teşekkür ederiz…

HK: Sayın Kılan, ben de BMO adına hem bu söyleşi hem de mesleğimize katkılarınız için teşekkürlerimi sunarım.

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaşın