Çalışma Yaşamı

Bilgisayarımız Neredeyse Ofisimiz Orasıdır

EVDEN ÇALIŞMA ve HAKLARIMIZ

Pandemi dönemiyle birlikte özellikle beyaz yakalılar için evden (uzaktan) çalışma dönemi başladı. Uzaktan çalışma son yıllarda bazı teknoloji şirketlerinde kısmi olarak uygulanmaya başlamıştı. Ancak pandemiyle birlikte çoğu beyaz yakalı kendini bu ortamın içinde buldu. Türkiye’de iş yapış tarzları yasalarla belirlenmiş kurumlar ve işin sürekliliğinin sağlanmasının çok kritik olduğu şirketler çeşitli senaryolara göre afet durumunda nasıl çalışabileceklerine ilişkin planlar yapmıştı, ama hemen hiçbir şirkette dünya çapında bir salgın bu senaryolar arasında yer almıyordu. Aslında bu konuda tehlike sinyalleri, kuş gribi ve SARS gibi bölgesel salgınlarda ortaya çıkmış, pek çok kurum pandemi riski üzerine çalışmalar yapıp toplumu uyarmaya çalışmıştı ama bu riskin işlerine önemli bir etkisi olacağını öngörmeyen çoğu işveren bu alanda yatırım yapmayı gerekli görmemiş, önlemler bölgesel olmaktan öteye gidememişti.

Bu anlamda tüm sektörler pandemiye hazırlıksız yakalandı diyebiliriz. Daha önceden uzaktan çalışmayı kısmi olarak da olsa hayata geçirmiş olan şirketler açısından altyapı kısmen hazırdı. Ama bunun dışında işçiler -bir işverene bağlı çalışan kişiyi, mesleği ve unvanından bağımsız olarak iş hukuku işçi olarak tanımlar- açısından durum çoğunlukla değerlendirilmemişti.

Konuyu incelemeye başlamadan önce iş hukuku açısından uzaktan çalışma ne anlama geliyor onu tanımlamak ve yükümlülükleri değerlendirmek doğru olacaktır.

Uzaktan çalışmanın (evden çalışma) yasal dayanağı 4857 sayılı İş Yasası’nın 14. maddesidir. Bu çalışma uygulamada “evde çalışma” veya “evden çalışma” olarak adlandırılmaktadır.

Yasanın tanımına göre: İşçi (çalışan) iş görme edimini işverenin yaptığı iş organizasyonu kapsamında yerine getirecektir. İşçi, iş görme edimini evinde veya teknolojik iletişim araçlarını kullanarak işyeri dışında yerine getirecektir.

Taraflar bu ilişkiyi yazılı olarak kuracaklardır. Uzaktan çalışma (evde çalışma) işverenin tek taraflı kararıyla yapılamaz. Tarafların bu çalışma biçimine dönmeyi birlikte kararlaştırmış olması gerekir. İşverenin tek taraflı karar alarak evde çalışmaya geçmesi işçi açısından iş koşullarında esaslı değişiklik niteliğindedir. İşçi altı işgünü içinde bu öneriyi kabul ettiğini yazılı olarak bildirmediği sürece evde çalışmak zorunda değildir. İşverenin yapmış olduğu ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklik önerileri işçiyi bağlamaz.

İşçi sırf evde çalışmayı kabul ettiği için işveren işçinin ücretinde ve sosyal haklarında indirim yapamaz. İşyerinde çalışırken almış olduğu ücret, ikramiye, giyim yardımı, yemek yardımı, sağlık yardımı vb. tüm haklarını almaya devam eder. Eğer yol ücreti ödeniyor, servis kullanılmıyorsa yol ücretinin de geniş anlamda ücret kavramının içine girdiği için işverence ödenmesi gerekir.

İşveren, evde çalışan işçiye çalışması için gerekli alet ve edevatı sağlamak, bu alet ve edevatın kullanılması nedeniyle doğan maliyetleri karşılamak zorundadır.

…… İşveren, ara dinlenmelerine uymak zorundadır. Haftalık 45 saati aşan çalışmalar evde çalışmada da fazla çalışma sayılır ve fazla çalışma hükümlerine uygun olarak fazla çalışma saat ücretinin en az yüzde 50 fazlasıyla ödenmesi gerekir.

“İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür” (4857 Sayılı İş Kanunu 14/6. Md.).[1]

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında:

– Uzaktan çalışma koşullarında evde çalışma ortamının sağlanması ve çalışmadan doğan maliyetlerin karşılanması işverenin sorumluluğundadır.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi tarafından beyaz yakalılar arasında yapılan bir çalışmaya göre[2] zorunlu evden çalışma döneminde çalışanlarına kullanmaları için PC veya notebook tahsis edilmiştir (%55,3). Bununla birlikte, çalışanların %53,6’sının telefon-telefon hattı desteği aldığı; %35,6’sının çalıştıkları kurumlardan iş süreçleri veya yazılımları ile ilgili teknik destek sağladığı; %15,3’ünün çalıştığı kurum tarafından sağlanan eğitim desteğinden faydalandığı; %4,9’unun ofis mobilyası yardımı aldığı belirlenmiştir. Salgın esnasında çalıştığı şirketten hiçbir destek alamayan katılımcıların ise %29,4 gibi önemli bir orana karşılık geldiği görülmüştür.

Araştırmaya yanıt verenlerin %52’sinin 250 ve daha fazla çalışana sahip işyerlerinde, %38’inin de KOBİ ölçeğinde firmalarda çalışanlar olduğu göz önünde tutulduğunda evden çalışma koşullarında çalışanların belirli bir bölümünün oluşan yeni maliyetleri kendilerinin karşılamak durumunda kaldıkları görülmektedir. BMO anketine göre çalıştığı kurumun evdeki giderlerine katkı yaptığını belirtenlerin oranı %8’dir.

– Evden çalışma, çalışma saatlerinde esneklik getirmiş görünmekle birlikte mesai saatleri dışında işle ilgili mesajlara, e-postalara ve telefonlara yanıt verme oranı %45’lerden %60’lara doğru yükselmiştir.2

– BMO olarak pandemi dönemi başında yaptığımız bir anket çalışmasına göre[3] katılımcıların %52’si salgın öncesine göre daha fazla çalıştığını düşünüyor. Yine aynı çalışmaya göre çalışma saatleri ile ilgili denetimlerin artmadığını ifade edenlerin oranı %68, öğle arası mola süresinde %45 oranında katılımcı bir fark olmadığını belirtirken öğle arası dışında salgın öncesine göre daha az mola verdiğini ifade eden katılımcı oranı %38’dir.

– İşyerinde çalışmaya oranla veriminizde bir fark gözlemliyor musunuz sorusuna ‘Daha yüksek verimle çalıştığını söyleyenlerin oranı %44 iken ‘Bir fark görmüyorum’ ve ‘Daha düşük verimle çalışıyorum’ diyenlerin her ikisinin de oranı %28’dir.

Bu çalışmalarda evde çalışma koşullarının çalışma ortamına etkisi göz ardı edilmiştir. Her iki araştırmaya katılanlar evden çalışma sürecindeki ortamı, ofiste çalıştıkları ortama kıyasla daha sakin ve keyifli olarak algılamaktadırlar, özellikle daha az gürültü, özel konuşmaların gizliliği, temiz havaya erişim açısından ev şartları daha olumlu bulunmaktadır. (BMO anketinde %68, İÜ araştırmasında %50’den fazla katılımcı evden çalışmaktan memnun olduklarını belirtmişlerdir.) Ancak özellikle evde yaşayan sayısının çok olduğu, evin büyüklüğünün ayrı bir çalışma ortamı yaratmak için çok uygun olmadığı ortamlarda evde çalışmanın yarattığı ek sorunlar da İstanbul Üniversitesi araştırmasında ortaya konmuştur.[4]

İş kanununa göre evden çalışma koşullarında sosyal haklarda kesintiye gidilemeyeceği belirtilmişken BMO anketine göre yemek ücretlerinin kesildiğini belirtenlerin sayısı %18 olmuştur. Daha sonraki aylarda maaşlarda kesintiye gidildiğine dair de duyumlar alınmaktadır.

– BMO anketine göre %53 oranında katılımcı evden çalışma koşullarının sağlıklarına olumsuz etkisi olduğunu düşünüyor.

Özellikle iş güvenliği açısından bilgisayar kullanımının yoğun olduğu beyaz yakalılar için işyerlerinde “EKRANLI ARAÇLARLA ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK” uyarınca önlemler alınmak zorunda iken evde çalışma koşullarında bunu kontrol eden ve düzenleyen hiçbir kural seti bulunmamaktadır. Yakın gelecekte ekran başında çalışanlar için meslek hastalıkları sayısında artış kaçınılmaz görünüyor.

Ek olarak evde çalışma bir çeşit sosyal izolasyon olarak görülmekle birlikte uygulamanın ilk aylarında BMO anketine katılanlar içinde iş arkadaşlarıyla sosyal bağlarını koruduğunu ifade edenlerin oranı %75. Ancak uzun vadede uzaktan sosyal iletişimin sosyal ve psikolojik etkileri nedeniyle çalışanların destek ihtiyacı olacağı da öngörüler arasında yer almakta.2

Evden çalışma koşullarında da iş güvenliği ve sağlığına ilişkin önlemlerin alınması işverenin sorumlulukları arasında yer almakla birlikte bu konudaki önlemlerin ve kural setlerinin henüz belirlenmediği de bir gerçek.

BMO anketinde, pandemi sürecinde işsiz kalma endişesi duyan bilgisayar mühendislerinin oranı %35’tir. Nisan ayında KPMG Türkiye tarafından yapılan ve işverenlere yönelik hazırlanan bir ankette pandemiyle birlikte işsizliğin artacağını öngören işveren oranı %63’tür.4 Pandemi sürecinde çıkarılan yasal düzenlemelerle çalışanın işine son vermenin resmi olarak yasaklanması, dönemsel çalışanlar, turizm, ulaşım, otomotiv gibi sektörlerdeki kritik düşüşlerin etkileri nedeniyle beyaz yakalılardaki işsizlik oranı hakkında net bir değerlendirme yapmak için istatistiksel olarak yeterli verimiz bulunmamaktadır.

BMO anketinde Covid-19 salgını sırasında ve sonrasında Oda’dan beklentilerinin neler olduğu sorusuna yanıt verenlerin %45’i ‘Hak Arama’ seçeceğini işaretlemiş.

Henüz uzaktan çalışma için yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı bir dönemde, çalışanların sosyal haklarını savunmak ve çıkacak yönetmeliklerde çalışanların haklarını gözetecek düzenlemelerin yer almasını sağlamak için uğraş vermek bizim en acil ve güncel ödevlerimizden biri olarak önümüze çıkmıştır.

Funda Çetintaş – Hatice Zeynep Selen

[1] TTB COVID19 PANDEMİSİ 6 Aylık Çalışma Raporu – COVID-19 PANDEMİSİNDE ÇALIŞMA REJİMİ / Murat Özveri

[2] İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi – Küresel Salgın Döneminde Evden Çalışma Şartları Raporu

[3] KOVID-19 Salgınının Çalışma Yaşamına Etkileri başlıklı Bilgisayar Mühendisleri Odası anketi 7/5/2020 – 16/5/2020 tarihleri arasında 376 kişi katılımla gerçekleştirildi.

[4] İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi – Küresel Salgın Döneminde Evden Çalışma Şartları Raporu